| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

MİZAHİ

6 "temel" etiketi kullanan gönderi "temel" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Temel'in öğlen yemeği hamsi

Bir Fransız, bir İtalyan ve bizim Temel, gökdelen inşaatında çalışıyormuş. İnşaat 18’inci kata varınca, "Öğlen yemeği için in-çık yapmak zor olacak" düşüncesiyle evlerinden sefer tasıyla taşıdıkları yemekleri bulundukları katta yeme yolunu seçmişler.

Bir gün Fransız, sefer tasını açınca sinirlenmiş:

- Bizim hanım yine et sote koymuş sefer tasına. Eğer yarın yine sefer tasından et sote çıkarsa, kendimi buradan aşağı atacağım.

İtalyan da sefer tasında makarna görünce aynı tepkiyi ortaya koymuş:

- Bu sefer tasına yarın da makarna konulursa, ben de 18’inci kattan kendimi atacağım.

Temel de sefer tasındaki hamsiye bakıp, onlardan geri kalmamış:

- Fadime yarın da hamsi yaparsa, ben de buradan atlarım.

Ertesi gün öğlen saatinde sefer tasını ilk açan Fransız olmuş. Et soteyi görünce, sözünü tutup, atlamış. Ardından İtalyan makarna yüzünden 18’inci kattan kendini aşağı bırakmış.

Temel de sefer tasını merakla açmış, "Uyyy... Fadime yine hamsi yapmış" diyerek, arkadaşlarının arkasından yere çakılmış.

Üçü için düzenlenen cenaze töreninde Temel’in eşi Fadime ağlarken tekrarlayıp durmuş:

- Uy Temelum Temelum... Sabahınan kalktun... Hamsileri kendi elinle hazurladun...

Ula bu titanic batmışmıydı!

Amerika’da zencinin biri, pasaportunu kaybetmiş.. Aksilik işte o gün de
Türkiye’ye uçması gerekiyormuş. Ne yapıca diye düşünürken yolda bir pasaport bulmuş
Hemen almış yerden, bir de bakmış Leanardo Di Caprio’nun pasaportu. napalım deyip
şansını denemeye karar vermiş..Leonardo’nun fotoğrafını çıkartıp kendi fotoğrafını yapıştırmış
Uçmuş Türkiye’ye. Havalimanı’nda görevli gümrük memuru Temel’in Karşısına geçmiş.
Temel, almış pasaportu; adamın ismine bakmış:
“Leonardo Di Caprio”; fotoğrafa bakmış ; bir zenci adama bakmış; aynı
zenci. Birkaç şaşkın bakıştan sonra öbür masaya seslenmiş:

-“Ula Dursun bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı.

Gece oynasınlar canım onlarda

Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasinin boşalmasini beklemektedirler.
Mühendis:" Bu adamlar ne yapiyor böyle, 15 dakikadir bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalik görmedim."
Rahip: "Işte görevli geliyor, onunla konuşalim."
Rahip: "Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman çikacak, neden bu kadar yavaşlar?"
Görevli "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman
burada ücretsiz oynamalarina izin verildi.
Rahip: "Ne kadar üzücü, bu akşam onlar için dua edeceğim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacagım."
Mühendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamiyorlar?"

Adamın borusu kısaymış!

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı:
-Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
Fizikçi:
-Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.
Jeolog:
-Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
Matematikçi:
-Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.
Antropolog:
- Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
- Boru yetmedi!!!!!!

Hanım hanım kalktı bir kere

Sene 1968, İstanbul Bahçelievlerde Skip tükenmez kalemlerinin fabrikası var ve önünde de 98 no lu otobüslerin durduğu otobüs durağı. Bu durak Bahceli evlerden sonraki ilk durak ve anlatacağım olay gerçekten yaşanmış olay. Otobüsle Bakırköyden Güngörene giderken Bahcelievler durağında otobüse çok güzel bir bayan bindi. Tam biletini alacağı zaman otobüs hareket etti. Bayan biletçiye bir şirinevler bileti verirmisiniz diye sordu. Biletçi bu otobüs Şirinevlere gitmez deyince bayan durdurun otobüsü ineceğim dedi. Biletçinin cevabı hayli ilginç oldu.
- Hanım, hanım kalktı birkere sikip te indirecegiz. Bu lafı duyunca kadının yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim ( bu arada skip otobüs durağının adı )

Temel ile dursun pengueni niye sinemaya götürdüler

Temel ile Dursun bir gün sokakta bir penguen bulmuşlar ve onu karakola götürmüşler. Komiser onlara 'Bu hayvanı çabuk hayvanat bahçesine götürün' demiş. Akşama doğru komiser pencereden dışarı bakarken Temel ile Dursun' ortalarında penguenle gezerken görmüş. Komiser pencereyi açıp "Ula uşaklar ben size o hayvanı hayvanat bahçesine götürün demedim mi" demiş. Temel ile Dursun da "Tamam da götürdük. Simdi de sinemaya götüreyruz' demişler.