| | Üretsiz Blog oluştur

MİZAHİ

Yurdumun güncel Marşı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.


Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal


Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.


Mali Krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar,
Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar
Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.


Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.


Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı
Satılmadik o kaldı, durma satıver vatanı.


Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda
Onbin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda.


Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli?
Oyuverin altını, iyice sallansın temeli
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli....


O zaman durur belki gözümden akan yaşım
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM...


Dalgalanın sizde dolar gibi şimdi ey suçlular
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar
Hakkıdır Garip yasamış vatandaşın da gülmek
Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir İstikbal.....

Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan fıkrası!

Hafta sonundaki CHP Kurultayı'ın ardından yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, daha öncelerden katıldığı bir sohbet toplantısında anlattığı Erdoğan fıkrasının görüntüleri facebook'ta izlenme rekorları kırmaya başladı.

İşte o fıkra

Adamın biri ölüyor ve öbür dünyaya gidiyor. Orada bir sürü saatler var. Adam görevliye soruyor "Bu saatler ne için?" Görevli "Herkesin bir saati vardır. Yalan söyledikçe döner" diye cevap veriyor.

Adamın bir saat dikkatini çekiyor. Saat tam 12'yi gösteriyor. "Kimin?" diye soruyor adam. Görevli "Mustafa Kemal'in" diye cevap veriyor. "Hiç yalan söylemedi. O yüzden saat hep 12'de durur" diyor.
Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan fıkrası
video için tıklayın


Adam kendi saatini bulup bakıyor ve birden aklına geliyor. "Bir de bizim ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan diye bir lider vardı. Onun saati nerede?" diye soruyor. Görevli, "Onun saatini Azrail alıp cehenneme götürdü, vantilatör olarak kullanıyorlar"

Bijon anahtarı

Adamın biri yolda ilerlerken bir bayanı arabasının lastiği patlamış bir şekilde görür ve yardım etmek için durur. Uğraşır uğraşır ama bijonları bir türlü sökemez. Sonra kadın bijon anahtarını alır ve hepsini takır takır söker. Adam ise şaşkınlıkla: "Aaa nasıl yaptınız?" der. Kadın ise kalın bir sesle: "Ayy beni Merter E5'te bulabilirsin" der.

Öksür bakim

Genç bir bayan annesiyle birlikte doktora gitmiş ve hastalık belirtilerini anlatmış. Doktor: "Soyunun da bir bakalım" demiş. Genç bayan ise: "Hasta olan ben değilim, annem" demiş. Doktor ise: "Ha öylemi o halde şu ilaçları kullansın geçer" demiş.

3 Haftalık ömür

Adamın biri son durumunu sormak için doktoruna gider. Doktor dosyaları inceler ve kötü haberi verir: "Efendim, sizin 3 haftalık ömrünüz kalmış, vee"
Hasta: "Evet devam edin"
Doktor: "3 haftadır da sizi arıyoruz"

Garantili paraşüt

Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar: "Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?" Satıcı: "Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız" Müşteri: "Peki ya o da açılmazsa?" Satıcı: "Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz"

Sen hangi kaptan sın

> Abi sen kaptan mısın?
< Evet kaptanım.
> Peki hangi kaptan? Su kabı mı yoğurt kabı mı?

Osuruk Nedir?

Osuruk Nedir?
Osuruk vücuttaki toksinleri atmanın bir yoludur.Mide ve bağırsaklarda biriken aşırı miktardaki gazın baskı yapması sonucunda osururuz. Osuruklar ana olarak beş çeşit gazdanoluşur; Nitrojen(N2),karbondioksit(CO2),hidrojen(H2),metan (CH2),oksijen(O2) Bunlardan metan patlayıcıdır.Yandığı takdirde mavi renk,güçlü bir alevi olur.Bunu kendi kıçınızda denemeyin...Tabi bunlar tek başına osuruğa o kokuyu vermezler.Kokunun nedeni karbon(C) ve sülfürdür(S).
Nasıl osururuz? Ağzımızı her açışımızda içeri hava girer ve döngü başlar.Tahmin edeceğiniz üzere,içeri giren hava dışarı çıkmak zorundadır. Bu durumda hava,sekiz metrelik bir sindirim tünelinden geçtikten sonra dışarı çıkabilir. Hava,önce midemize girer.Bu sırada hala sadece oksijen ve nitrojenden oluşan havanın bir kısım oksijeni burada emilir,geri kalan mideden bağırsağa geçer.Fermantasyon sonucu ortaya çıkan karbondioksit de birleşime katılır.Osuruğa gürültülü,yüksek ve sulu sesi ile kokusunu verebilmek için bağırsaklarda protein ve karbonhidrat olması gerekir.Sindirim sırasında bakteriler fermente olup kalan besinlere saldırır.Bu sırada diğer gazlar üretilir.Bazı yiyecekler gaz yapar;lahana gibi selüloz açısından zengin besinler,fasulye,mantar...
Çıkmayan osuruğum nereye gider? Çıkmak isteyen gaz içerde durmaz.Kaale almayabilirsiniz,bastırmaya çalışabilirsiniz,suçu başkasına atabilirsiniz,ama eninde sonunda kokulu gerçek ortaya çıkacaktır.Zaten osurmazsak vücudumuzdaki toksinler tekrar kana karışıp bizi zehirler.Aynı zamanda da karın bölgesinde şişkinlik ve ağrıya neden olur.Daha az osuruğun sırrı,yemek yerken konuşmamaktır. Eğer yemek yerken konuşursanız ,gaz bir delikten içeri girecek ve bir başka delikten de dışarı çıkmak isteyecektir.

Memecan, 'Kirli Komplo'yu çizdi

Ünlü karikatürist Salih Memecan, TSK içine sızan komplocuların kirli planlarının sonuçlarının neler olabileceğini çizmiş.

kirl 

Temel'in öğlen yemeği hamsi

Bir Fransız, bir İtalyan ve bizim Temel, gökdelen inşaatında çalışıyormuş. İnşaat 18’inci kata varınca, "Öğlen yemeği için in-çık yapmak zor olacak" düşüncesiyle evlerinden sefer tasıyla taşıdıkları yemekleri bulundukları katta yeme yolunu seçmişler.

Bir gün Fransız, sefer tasını açınca sinirlenmiş:

- Bizim hanım yine et sote koymuş sefer tasına. Eğer yarın yine sefer tasından et sote çıkarsa, kendimi buradan aşağı atacağım.

İtalyan da sefer tasında makarna görünce aynı tepkiyi ortaya koymuş:

- Bu sefer tasına yarın da makarna konulursa, ben de 18’inci kattan kendimi atacağım.

Temel de sefer tasındaki hamsiye bakıp, onlardan geri kalmamış:

- Fadime yarın da hamsi yaparsa, ben de buradan atlarım.

Ertesi gün öğlen saatinde sefer tasını ilk açan Fransız olmuş. Et soteyi görünce, sözünü tutup, atlamış. Ardından İtalyan makarna yüzünden 18’inci kattan kendini aşağı bırakmış.

Temel de sefer tasını merakla açmış, "Uyyy... Fadime yine hamsi yapmış" diyerek, arkadaşlarının arkasından yere çakılmış.

Üçü için düzenlenen cenaze töreninde Temel’in eşi Fadime ağlarken tekrarlayıp durmuş:

- Uy Temelum Temelum... Sabahınan kalktun... Hamsileri kendi elinle hazurladun...